|
LİDER GİBİ DÜŞÜNME
Etkilemek istediğiniz insanların anlayacağı dili konuşun. İnsanlarla ( arkadaş, müşteri, işçi, vb. ) anlayacakları dille konuşmak, onlara yaptırmak istediğiniz şeyleri yapmalarını sağlamanın büyülü bir yoludur.
Şu soruyu aklınızdan çıkarmayın: Karşımdaki kişiyle yer değiştirseydim ne düşünürdüm?
Etkilemek istediğimiz insanların ilgilendikleri şeyleri düşünmek her durum için kullanılabilen en mükemmel düşünce ilkesidir.
Başkalarının anlayacağı dili konuşma ilkesini kendiniz için hayata geçirin.
Karşınızdaki insanın durumuna dikkat edin. Kendinizi onun yerine koyun. Unutmayın, ilgi alanları gelir düzeyi, zekası, geçmişi sizinkinden çok farklı olabilir.
Şimdi kendinize sorun: Ben onun durumunda olsaydım, buna nasıl tepki gösterirdim?
Eğer o insanın yerinde olsaydınız sizi ne harekete geçirir ise onu yapın.
İnsan olmak ilkesini uygulayın. İnsanları insani biçimde ele almanın yolu nedir? Hareketleriniz ile önce karşınızdakini düşündüğünüzü göstermektir. Genel kural olarak, bir kişiye ne kadar ilgi gösterirseniz size o kadar çok şey verir.
İnsanları teşvik etmenin en iyi ve basit yolu taktirdir ve maliyeti yoktur.
En büyük ve karlı yatırım kendine yatırımdır. Yani zihinsel gücünüzü arttırıcı şeyler satın almak.
Bir kişinin ne kadar iyi eğitim aldığı zihninin ne denli gelişmiş olduğu ile ölçülür. Kısacası nasıl düşündüğüyle ölçülür.
Eğitime ve fikir ateşleyicilere yatırım yapın.
İnsanları taktir etme deneyimi kazanın. İnsanların suyuna gidin. İnsan olun.
İlerlemeyi düşünün, ilerlemeye inanın, ilerlemek üzere atılın.
Yaptığınız her şeyde ilerlemeyi ve yüksek standartları düşünün.
İlerlemeye inanın ve öne atılın, lider olacaksınız.
Kendi kendinize akıl danışmak için zaman ayırın ve böylece düşünme gücünüzü geliştirin.
Unutmayın, liderlerin temel işi düşünmektir. Liderliğe hazırlanmanın en iyi yolu da düşünmektir. Her gün düzenli olarak düşünmeye zaman ayırın ve nasıl başarılı olacağınızı düşünün. Gereksiz Bilgiler
Çikolata alır mısınız? Ömer ve Tolga, üniversite hazırlık kursu sınıfında öğrenciydiler. Bir ders arasında Tolga, test soruları çözen Ömer’e yaklaştı ve konuşmaya başladı: “Ömer, sana bir şey sormak istiyorum. Hepimizden daha fazla çalışıyorsun. Ders aralarında bile test çözüyorsun; derste hiç konsantrasyonunu kaybetmiyorsun. Tüm ödevlerini yapıyorsun; tüm hazırlanma önerilerini yerine getiriyorsun. Sinemaya gitmek gibi birçok teklifimizi bir kenarda bırakıp ders çalışmaya devam edebiliyorsun. Bildiğim kadarıyla okulda da, dershane sınavlarında olduğu gibi müthiş bir başarın var. Bense senden daha farklı olarak çalışamıyorum. İlk fırsatta dalga geçmek istiyorum. Bırak ders aralarında çalışmayı, ders çalışmam gereken zamanlarda bile ders çalışmak istemiyorum. Senin motivasyonunun sırrını merak ediyorum. İnsan nasıl olur da havuz problemi çözmek, açı ortayların kurallarını öğrenmek ya da ekinoksun anlamını ezberlemek için senin kadar motivasyon sahibi olur; istekli olur?” Ömer, önündeki test kitabını, arasına kalemini koyarak kapattı. “Tolga, benim gittiğim anaokulunda çok ilginç bir öğretmen vardı. Yanılmıyorsam beş yaşındaydım. Bize çok ilginç bir uygulama yaptı. Bir gün arasında elinde büyük bir kutu çikolatayla bizi önüne topladı ve şöyle dedi: ‘Çocuklar, elimde büyük bir kutu çikolata var. İki imkanınız var. İsterseniz, hemen bu kutudan bir çikolata alabilirsiniz ya da oyuncaklarınızı toplar ve on dakika sonra istediğiniz kadar çikolata alabilirsiniz. Ancak hemen bir çikolata almayı seçerseniz bir daha çikolata alamazsınız. Oyuncaklarınızı toplarsanız istediğiniz kadar çikolata alabilirsiniz.’ Öğretmenimiz böyle dedikten sonra, grubun çoğunluğu hemen çikolata kutusuna yönelip birer çikolata aldı. Ben ve birkaç arkadaşımız ise, oyuncakları toplamaya kutularına koymaya başladık. Gerçekten on dakika sonra öğretmen söz verdiği gibi oyuncakları toplayan bizlere istediğimiz kadar çikolata verdi. Bu arada önden tek çikolata alan arkadaşlarımız bizi seyrediyor; imreniyor; ilk yedikleri çikolatanın devamını istiyor ama çikolata yiyemiyorlardı.” Tolga, “İyi de bütün bunların üniversite sınavına hazırlanma konusunda motive olmakla ne ilgisi var?” diye sordu. Ömer, “Çok ilgisi var.” dedi ve devam etti: “Ben bu olaydan şöyle bir ders çıkardım kendime. Hayatın her anında istediklerimize ulaşabiliriz aslında. Bir parça çikolata da olabilir bu. Bir film izlemek de olabilir. Gezmeye gitmek de olabilir. Biraz daha uyumak da olabilir. Arkadaşlarla sohbet etmek de, bilgisayarda oyun oynamak da, televizyonda bir dizi izlemek de. İşte bunlara üniversite sınavına hazırlanırken erişmek, tek bir çikolatayı peşin olarak almak ve tek bir çikolatayı almaya razı olmak demektir. Ben bugün çok çalışıyorum; benzetme yerindeyse oyuncakları toplamaya devam ediyorum. Çünkü çikolataların hepsini istiyorum. Önümüzdeki yıl istediğim bölüme girdiğimde, bugün yapamadığım her şeyi bol bol fazlasıyla yapacağım. Sinemaya da gideceğim, arkadaşlarla da gezeceğim, bilgisayarda oyun da oynayacağım. Ama eğer bugün bunları yapacak olur istediğim bölüme giremezsem; önümüzdeki yıl yine sınava hazırlanmak zorunda olacağım ve istediğim bu faaliyetleri yapmak için öz! gür olmayacağım. Aklıma ders çalışmanın dışında bir şey geldiğinde, önden tek çikolatayı alan ve biz çikolata kutusunu bitirirken bizi izleyen arkadaşlarımızın pişmanlık dolu bakışları aklıma geliyor ve büyük bir motivasyonla derslerime odaklanıyorum. İşte benim sırrım bu.” Tolga, Ömer’in öyküsünden çok etkilendi ve o da çikolatalardan istediği kadar almaya karar verdi. Sonunda Ömer, Boğaziçi Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümü’ne, Tolga da İTÜ-Elektronik Mühendisliği’ne girmeyi başardı.
18.04.2004 PRATİK BİLGİLER
1- Yazı tura atarken yazıyı tercih etmelisiniz. Tura yüzü, yazı yüzünden azıcık daha ağırdır;bu nedenle yazı yüzünün gelme olasılığı daha yüksektir.
2- Daha büyük balık yakalamak için oltanızı derin sulara değil, kıyıya yakın yerlere atın. Nehrin ortasında akıntı, kıyıya oranla dört kat daha güçlü ve hızlıdır. Su ne kadar hızlı akarsa yüzen balık da o kadar küçük olur. Büyük balıklar genellikle kıyıya yakın sularda yüzmeyi severler.
3- Doğadasınız, su kaynağına hala çok uzaktasınız ve maalesef susadınız. Susuzluğunuzu gidermek için ağzınıza küçük bir taş atın. Böylece tükürük salgısını harekete geçirerek ağzınızın kuruluğundan kurtulabilirsiniz.
4- Kazağınızı asla pantolonunuzun içine sokmayın.
5- Kot pantolonunuzun altına bot giymeye çalışın, mokasen giymeyin.
6- Asla künye ve kolye takmayın.
7-Asla ayakkabınızın arkasına basmayın.
8- Çizgili gömlek ve kareli ceket giyebilir, desenli kravat takabilirsiniz; ama üçünü asla aynı anda yapmayın.
9- Saçınızı uzatabilirsiniz, bıyık bırakabilirsiniz ve pembe tişört giyebilirsiniz ama asla hepsini aynı anda yapmayın.
10- Vahşi doğada yaralanırsanız, yaranızı idrarla temizleyin. İdrar, vücuttan çıktığı anda sterildir, bulabileceğiniz diğer sulardan kat kat temizdir.
11- Karpuz seçerken, karpuzun üstünü ve altını parmaklamayı bırakın, rengine bakın. Olgun ve lezzetli karpuzların üzerindeki koyu çizgiler, açık çizgilerden daha kalındır. Karpuzun dışı ne kadar koyu renkliyse, içi de o kadar kırmızı ve lezzetlidir. Karpuz seçmenin bir yolu daha var. Bıçağı alıp karpuzu ikiye bölün, bir parça kesip tadına bakın. Güzel mi?
12- Bifteğinizin pişip pişmediğini, bifteği kesmeden anlayabilmelisiniz. Bunun en kolay yolu, bifteği parmaklamaktır. Başparmağınızı, sanki parmak izinizi çıkarmak için mürekkep ıstampasına bastırır gibi, etin üzerine hafifçe bastırın. Diğer elinizle de başınıza dokunun ve sertliklerini karşılaştırın. İyi pişmiş bir biftek alnınız kadar, orta sertlikteki bir biftek çeneniz kadar, az pişmiş bir biftek de burnunuzun ucu kadar sert olmalı.
13- Oltaya iğne takmanın kolay yolu misinanın ucunu kıvırıp düğüm yapın. Misinanın çift katlı ucunu,kancanın deliğine sokun. Kancayı misinanın içine geçirin. Misinayı yukarı çekerek düğümü sıkılaştırın.
14- İnsanın ne kadar çabuk kel kalacağı yada ne kadar kıllı olacağı tamamen genlerine bağlıdır. Yani tıraş etmenin yada kesmenin herhangi bir etkisi yoktur.
15- Bir erkek olarak mutlaka otomobillerden anlamalısınız. Araba lastiği değiştirmeyi öğrenmekle işe başlayabilirsiniz. El frenini çekiniz, Krikoyu yerine yerleştirin ve otomobili lastik boşta kalacak şekilde havaya kaldırın. Bijon anahtarlarıyla bijonları çapraz şekilde gevşetin. Hepsini gevşettikten sonra bijonları deliklerinden çıkartın. Bijonları güvenli bir yere koyun ki kaybolmasınlar. Yedek lastiğimizi alın ve otomobilin ve lastiğin bijon delikleri üst üste gelecek şekilde yerleştirin. Bir bijonu hafifçe gevşek bırakın. Sonra yine çapraz şekilde diğer bijonları da yerleştirin Bütün bijonları sıkılaştırın. Krikoyla otomobilinizi indirin. İşlem tamam.
16- Ütü izi olmayan pantolonlarınızı tersten ütülemeniz gerekir. Böylece kumaşın parlamasını engellersiniz.
Şeyhin İki Kölesi
Padişahın birinin çok sevdiği bir âlim vardı. Padişah bu âlime çok
saygı duyar, arada onun nasihatlerini dinlemek için yanına giderdi. Ondan
dünyaya ve ahirete ait bilgiler alırdı.
Öğütler: SİGARANIN FAYDALARI
Sigara içenlerin ayrıca:
|